Monthly Archives: Haziran 2011

ÇOK İSTİYORUM

İstanbul Şehir Üniversitesi’nin bu yıl ikinci kez düzenlediği Çok İstiyorum Bursu’na başvurular başladı. ‘Nasıl Bir Üniversitede Okumak İstediğini’ en iyi anlatan ve İstanbul Şehir Üniversitesi’ne ÖSYM tarafından yerleştirilen 3 öğrenciye puanı ne olursa olsun tam burs verilecek. Başvurular 10 Temmuz’a kadar sosyal paylaşım sitesi facebook üzerinden yapılabilecek.

Bilim ve Sanat Vakfı tarafından kurulan İstanbul Şehir Üniversitesi, 2011-2012 akademik yılında alacağı 415 öğrenciden 380’nine değişen oranlarda burs imkanı sağlayacak. İstanbul Şehir Üniversitesi’nin büyük ilgi gören ‘Çok İstiyorum Bursu’na da başvurular başladı. İlki geçtiğimiz yıl düzenlenen ve 500’ün üzerinde öğrencinin başvurduğu bu burs için öğrenciler İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya’ya  ‘Çok İstiyorum Bursu’nu Neden Çok İstediğini’ anlatan mektup yazmıştı. Çok İstiyorum Bursu’nun bu yıl ki konusu ise ‘Nasıl Bir Üniversitede Okumak İstiyorsun?’ 10 Temmuz’a kadar ‘Nasıl Bir Üniversitede Okumak İstediğini’ yazıp, sosyal paylaşım sitesi facebook üzerinden (www.facebook.com/istanbulsehiruniversitesi) başvuran ve İstanbul Şehir Üniversitesi’nin burssuz veya kısmi burslu bölümlerinden birine ÖSYM tarafından yerleştirilen 3 kişi puanı ne olursa olsun tam burs imkanına sahip olacak.

Çok İstiyorum Bursu Neyi Kapsıyor? (Mezun olana kadar*)
1) Öğrenim ücretinin tamamından muafiyet

2) 9 ay boyunca yemek bursu

3) Üniversite konukevinde ücretsiz kalma imkânı

4) Öğrenim süresince temel ders kitabı giderlerinin karşılanması

* Bursun devamı İstanbul Şehir Üniversitesi tam bursunun devamı ile aynı koşullardadır. Yani hazırlık sınıfında geçirilen (1 1 yıl) süre ile lisans programında geçirilen (4 3 yıl) süre boyunca devam edecektir.


Dünyanın ilk Tablet Dövüşleri

:) tabi ki Pozitif TV’de..


Naylon poşet tamamen yasak – Dünyayı Kurtaranlar- ntvmsnbc.com

Naylon poşet tamamen yasak – Dünyayı Kurtaranlar- ntvmsnbc.com.

Çanakkalem!


Canlı Yayında Teoman Konseri 2

Teoman Konserinden Canlı Yayın BU AKŞAM Saat 22:30’da 

http://live.pozitiftv.com ‘da 

ve 

http://videonmusic.com ‘da 

KAÇIRMAYIN..

teoman.png


Ruby on Rails

Tamam  herşey güzel de, şimdi napçaz?

Adımı falan yazdım gayet başarılı :P

Yardım etmek isteyen???

 


Anonymous Türkiye Basın Açıklaması No:2

June 17th, 13:12
Yeniden Merhaba Türkiye!

Bu metin; Anonymous oluşumu Türkiye üyeleri tarafından hazırlanan ikinci basın bildirisidir. Öncelikle resmi olmayan fakat oluşumun içeriden beslediği ve toplanan gerçek verilerle oluşan doğru bilgilere erişebileceğiniz Facebook sayfamızı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

http://www.facebook.com/anonturkey

Daha önce; Türkiye halkının bireysel bir hak olan seçim hakkını kullandığı ve kendi kaderini tayin ettiği seçimler süresince operasyonlarımıza ara verdiğimizi bildirmiştik. Seçim sürecinin sona ermesinden sonra Anonymous olarak operasyonlarımıza aralıksız devam etme kararı aldığımızı bilmenizi isteriz.

Türkiye hükümetinin, özgürlük ilkesini çiğneyerek ve interneti hedef alacak şekilde, bireysel bir hak olan internet erişimini kontrol altında tutmayı düşünerek sansür uygulayacağını açıklaması ve sonucunda pek çok internet sitesini engellemesi karşısında başlattığımız operasyonlar sonucunda daha önce engelli olan bazı internet sitelerine tekrar erişilebildiğini görmekteyiz. Bu sonucu, operasyonun bir başarısı olarak kabul ediyoruz.

Fakat Anonymous olarak bizler Türkiye hükümetinin kısmi şekilde sansürlü sitelere tekrar erişim sağlamasının, 22 Ağustos tarihinde uygulanacağı açıklanan sansür yönetmeliğinin unutturulması ve hedefin saptırılması ihtimalini de göz önüne almaktayız. Özellikle bize destek olan destekçilerimizin bu altını çizdiğimiz hususa dikkat etmelerini önemle rica ediyoruz.

Ayrıca çeşitli basın ve yayın organlarında, hükümetin sansür uygulaması karşısında sürdürdüğümüz bu operasyonlarda bizlere katılan veya destek veren insanların bilgisayarlarına zarar geldiği yönünde tamamen gerçek dışı haberlere ve tümü ile dezenformasyon amaçlı yazılara rastladık. Bazı haberlerde ise operasyonlara katılan insanları uyarma bahanesi ile aslında tamamen korku yaratmak adına yayınlanan gerçek dışı tutuklama haberlerine de yer verildiğini gördük.

Tüm bu haberlerin hükümet ve emniyet teşkilatı tarafından basın ve medya kuruluşlarına servis edildiğini çok iyi bilmekteyiz. Destekçilerimizden bu noktada seçiçi davranmalarını rica ederiz.

Komuoyunun ve insanların haber alma ve bilgiye kolay ulaşabilme özgürlüğü adına çıktığımız bu yolda özgürlüğü adına savaştığımız kişilerin, kuruluşların ve bazı basın yayın organlarının Anonymous hakkında bu şekilde yanıltıcı haber yapması ise oldukça düşündürücüdür.

Daha önceki resmi bildirimizde, kullandığımız yazılımların açık kaynak kod standartlarına bağlı olarak geliştirildiğini, dileyen kimselerin kodları inceleyebildiğini açıklamıştık. Bunun yanı sıra, kullandığımız sistemler ve bilgisayarların sahiplerinin bilgisi dahilinde kullanıldığı da göz ardı edilmemesi gereken bir husustur.

Bir diğer haber ise bazı üyelerimizin yakalanması ile ilgilidir. Şu bir gerçektir ki; emniyet teşkilatı tarafından basına servis edilen “Anonymous üyesi 32 kişi yakalandı” haberi tamamen toplumda korku yaratmak adına yayınlanmıştır ve bu haberler Türkiye halkının bir korku devleti altında yaşadığı gerçeğini de gözler önüne sermiştir. Bu durum Anonymous olarak bizleri de oldukça endişelendirmiştir.

Anonymous oluşumu içerisinde bulunan Türk aktivistlerin kesinlikle gözaltına alınmadığını ve hepsinin şu anda tam olarak görevinin başında olduğunu bilmenizi isteriz. Bu haberlerden sonra bazı hedeflere yapılan ikinci ve üçüncü ataklar da bu gerçeği açıkca göstermektedir.

Göz altına alınan insanlar; Anonymous oluşumuna sempatiyle bakan ve sansürsüz internet için özgürlük mücadelemizi destekleyen taraftarlardır. Bu haberlerin hedefi kuşku götürmez bir şekilde, hükümetin sindirme politikasıdır. Polis tarafindan “Anonymous Operasyonu” adıyla düzenlenen ve bizim üyelerimizin göz altına alındığına dair haberler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır.

Buradan bir defa daha ilan ediyoruz ki; Anonymous oluşumunun içerisinde bulunan herhangi bir üyesi göz altına alınmamıştır. Ayrıca göz altına alındığı söylenen ve çoğunluğu 18 yaş altında bulunanlar, bizlere destek olan duyarlı insanlardır. Onlara bu onurlu mücadelemizde yanımızda yer aldıkları için sonsuz teşekkürlerimizi ve desteğimizi iletmekten gurur duyuyoruz!

Bu tip polis tarafından servis edilen haberlerle ifşa olan biz değil, korku ve sindirme metodları uygulayan hükümettir. Çoğunluğu 18 yaş altı gençlerden oluşan insanları gözaltına alarak “zafer kazanmış” edasıyla propagandaya girişmiş ve kimi basın yayın kuruluşları da bu olayı kınamak yerine yandaş bir tavır sergilemiştir.

Bazı grupların bize karşı atak düzenleyeceği açıklamalarını basın ve medya aracılığı ile takip etmekteyiz. Devleti korumak bahanesiyle bizlere saldıracağını açıklayan bu gruplar teknik birikimsiz ve Anonymous üzerinden prim elde etmeye çalışan küçük oluşumlardır. Bizimle beraber olan destekçilerimizden bu gruplara itimat etmemelerini rica ederiz. Hacker felsefesinden bihaber olan bu grupların devletle iç içe anlaşmalı olarak çalıştıkları açık bir gerçektir. Devleti koruduklarını idda eden bu grupların devleti koruduğunu değil, aksine devletin onları koruduğunu, böylelikle rahatça Türkiye sınırları içerisinde kanunsuz bir şekilde her hareketi yapabildiklerini de şaşkınlıkla izlemekteyiz.

Bu durum da göstermektedir ki; devletin politiklarını destekleyenler istedikleri gibi kanunları çiğnerken devletin yanlış politikalarından rahatsız olanlar gözaltı ve soruşturma gibi baskı uygulamalarına mağruz kalmaktadırlar. Türkiye halkının ve destekçilerimizin bu altını çizdiğimiz gerçeğin farkında olmalarını ümit ediyoruz.

Buna benzer açıklama yapan gruplar ve bu gruplara destek olan basın ve medya kuruluşlarının hükümet yandaşı olduğu ve bizleri vatan haini ilan ettikleri de fark edilen bir gerçektir.

Kamuoyunda; Türkiye halkına karşı saldırdığımız türünden bir bilinç yaratılmaya çalışılmakta ve sonucunda eylemlerimizin duracağı düşünülmektedir. Duyarlı ve bilinçli Türkiye toplumu tarafından, bu iddiacılara şunu sormalarını rica ediyoruz:

Hükümetler tarafından, özgürlük ilkeleri çiğnenerek ve bireysel haklar hiçe sayılarak internet erişimine karşı sansür getirilmesi doğru mudur?

Bizler, bireylerin kendilerini özgür hissetikleri ve fikirlerini özgürce paylaşabildikleri tek yer olan internetin hükümetler tarafından kontrol altına alınmasını yanlış buluyor ve sansürün bir insanlik suçu olduğuna inaniyoruz!

Son olarak, oluşturulan bu endişe verici korku toplumunda bizlere destek olan ve gerçek hack ilkeleri noktasında 1997’den bu yana faaliyet gösteren Redhack takımına da şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Umuyoruz ki; Redhack ekibinin bu tavrı, kendine hacker diyen ancak teknik bilgi birikimi bulunmayan, Türkiye halkının karşı karşıya olduğu tehlikeden habersiz diğer tüm gruplara da örnek olacaktır. Ayrıca fikir özgürlüğünün internet üzerindeki sembollerinden olan ve bizlere desteklerini sunan tüm sözlük platformlarına Anonymous olarak buradan destekleri için teşekkür ediyor ve tüm üyelerini selamlıyoruz.

Saldırılarımızın; Türkiye hükümetinin atacağı adımlara göre değişeceği bilgisini vermek istiyoruz. 22 Ağustos’ta yürürlüğe gireceği açıklanan sansür uygulamasının başlangıcı olarak gördüğümüz diktatoryal yasada değişiklikler olmadığı ve kamu lehine özgürlükçü anlayışta reformlar yapılmadığı sürece saldırılarımız nitelik olarak daha ağır ve sarsıcı olacaktır.

Hedeflerimiz ise sansür politiklarını benimseyen kurumların online olarak bilgi alış verişi yaptığı ve onlar icin “vazgecilmez” görünen internet sitelerinden seçilecek ve operasyon sırasında açıklanacaktır. Bu hedeflere, şu anda sadece sunucularını meşgul ederek kendi kendilerini sansürlemelerini sağlayacak düzeyde saldırmaktayız.

Amacımız; bu kurumlara sansürün ne olduğunu göstermek ve gerçek sansürü kendilerine yaşatarak öğretmektir.

Bizleri suçlu ve devlet haini ilan ederek sindirmeye çalışan hükümet yandaşı kurumlara ve medya kuruluşlarına ise The Mentor ustanın 1986’da söylediği şu sözlerle cevap vererek bitirmek istiyoruz:

“Ve siz bize suçlu dediniz. Atom bombası ürettiniz, savaşlara girdiniz, cinayet işlediniz, hile yaptınız ve bize yalan söylediniz. Bunların bizim yararımıza olduğuna inanmamızı sağlamaya çalıştınız ve biz hala suçluyuz. Evet, ben bir suçluyum. Benim suçum merak etmek. Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil. Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz. Ben bir hacker’im ve bu benim manifestom. Bu bireyi durdurabilirsiniz fakat hepimizi durduramazsınız. Hepsinden öte, hepimiz birbirinimizin aynısıyız.”

Anonymous adına Anonymous


Yılmaz’dan Ancelina Culi’ye Mektup

Dear Angelina,

Sevgili Ancelina…

Oradaki durum hakikaten vahim.

* 25 bin kişi çadırda yaşıyor. Öyle üç gün, beş gün değil, bir aydır… Yağmur yağıyor. Dün mesela, sabaha kadar yağdı mübarek. Zeminden su alıyor. Rutubet had safhada. Gece ayaz. Çoğu romatizma oldu. Kamboçya’dan Etiyopya’dan Vietnam’dan evlat edindin, üç tane de doğurdun, annelik nedir bilirsin…

Bebeler var. Yer yatağında. Ateşleniyorlar. Hamileler var. Babalar desen, bir erkeğin hissedebileceği en mahvedici duyguyu… Çaresizliği yaşıyor.

* Çadırlarda elektrik yok. Gün döndü mü, zifiri karanlık. Elektrik verilebilir aslında ama, yangın tehlikesi var. E ocak da yok haliyle. Tencere kaynamıyor. İki lokma ekmek için ellerinde çukur kâseler, Kızılay çadırında kuyruğa giriyorlar. Güya sıcak çorba, alıp getirene kadar, buz.

*Tuvalet, seyyar. 28 kabin, 25 bin insan. Önünde bekleyen teyzenin, arkanda bekleyen amcanın biraz sonra o kabinde ne yapacağını bilmen, senin ne yapacağını onların bilmesi… Utancından gece 2’yi 3’ü bekleyenler var.

* Çamaşırı filan zaten unuttular. Nerde yıkasın? Giy, çıkarma. Ama… Ya saç baş? Yıkanmadan nereye kadar? Kaplıca var, 5 kilometre. Belediye servis koydu, otobüsle gidiyorlar, poşetlerde havlular… Öylesine rezillik ki kardeşim, kimi gülüyor haline sinirden, kimi ağlıyor kahırdan.

* İşlerinden oldular. Para bitti. Ne taze gelinlerin bileziği kaldı, ne bi ayağı çukurdakilerin kefenliği… Uyku haram. Ha bire sallanıyorlar. 10 bin sarsıntı oldu, deprem fırtınası sürüyor.

* Diyeceksin ki… Ne depremi?

* Simav depremi şekerim.

* Bugün ziyarete gideceğin Hatay’da 8 bin insan çadırda, Simav’da 3 katı, 25 bin insan bu halde.

* Bir aydır… Suriyeliler canımız ciğerimiz ama, Simav’dakileri ağaç kovuğunda mı bulduk?

* 19 Mayıs’ta deprem oldu. 12 bin küsur bina vardı, 7 bin küsuru ağır hasarlı. 10 bin kişilik çadırkent kuruldu. Yetmedi. 25 bin kişi sokakta yaşıyor şu anda. Simav komple çadırkent.

* Kaymakam çadırda. O derece.

* Hastane, sahra… Okullar hasarlı, kimse çocuğunu göndermedi bir aydır. Öğretmenler çadırda. Polisler çadırda. Camiler yıkıldı, minareleri göçtü, gençler korkudan gitmiyor, ihtiyarlar “al canımızı da, bu kepazeliğe daha fazla katlanmayalım” diye dua ediyor, düşün gari… Geçenlerde Diyanet İşleri Başkanı ziyaret etti, sabır diledi, ramazanı çadırda geçirecekler.

* Esnaf bitti. Borç gırtlakta. Memur aileleri çadırda, memurlar acil tayin torpili aramak için Ankara’da… Adamını bulan kaçmaya çalışıyor. Kiralar patladı. Sağlam kalan ev sayısı, parmakla gösterilecek kadar az… Komşuluk filan attık mı mangalda kül bırakmayız ama, kıstırdık mı, köküne kadar saplarız. 250 lira olan kiralar, fır’sat bu fır’sat, 750’ye fır’ladı.

* Bu sefer diyeceksin ki… Kimsenin haberi yok mu?

* Yok maalesef… Seçim telaşına denk geldiler, gargaraya geldiler. Unutuldular.

* Malum, yaz da geldi, bizim gazeteci tayfası Bodrum’a vınladı… Beach’leri yazıyorlar.

* Bebeler çadırda orada. Dedim ya, elektrik yok. Televizyon yok. Bizim lay lay lom televizyoncular sayesinde, dünyanın da onlardan haberi yok. Çünkü, çekileni kameraya çeken yok.

* Sevgili Ancelina… Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi olurken “hepimiz adalet, eşitlik ve anlamlı bi yaşam için şans istiyoruz; birilerinin çıkıp bize yardım edeceğine inanmak isteriz” demiştin.

* Senden rica ediyorum… Buralara kadar gelmişken, Allah rızası için şu Simav ahalisine de bi el atıver ablacım. Sevaptır.

* Yap bu güzelliği… Hatay dönüşü İstanbul’da vaktin olursa, Antakya mutfağının hasosu Antiochia’da rakı ısmarlarım. Bret’e selamlar, öptüm.

Sincerely

Yılmaz Özdil

NOT: Simav doğumlu biri olarak Yılmaz Özdil’in bu yazısını paylaşmak istedim..


%d blogcu bunu beğendi: