Monthly Archives: Temmuz 2010

Vampir Patlaması …

Şu aralar pek bi popüler vampir filmleri , kitapları ve dizileri .. Nedir mevzu dedim ,  şöööyle  kafamı toparlayıp bir araştırayım diye düşündüm…

Aklıma geldi wiki’ye sordum bende. =) Vampir yazdım,  “Vampir , günbatımı ile şafak arasında dirilerek mezardan çıktığına ve insanlara  saldırıp kanlarını emdiğine inanılan , ölümsüz hayali canavardır.” dedi.

Düşünsenize hiç ölmüyorsunuz , torunlarınızın ölümünü izlemişsiniz filan (hayııııır) En makulu neyse o kadar yaşayalım yahu .. Peki şu makul kavramında  bahsi geçen zamanı bari Vampir olarak yaşasak ? :) (düşünceee çık aklımdaan…!)
Yakın zamandaki “vampir” patlaması sanırım Alacakaranlık serisiyle başladı .. (İtiraf ediyorum 4 kitabı da okudum.) Her ne kadar Alacakaranlık kadar  tutmasa da (bence) yine vampirin aşkı konulu “True Blood” , “Vampir Günlükleri” dizileri başladı. Sonra bir gün gözlerimi bir açtım , her yerde  vampir kitapları, diziler, filmler .. İnsanlar yorulmamış 1 tane değil mübarek 15 tane yazmış , seri yapmış .. Gece Evi Serisi de onlardan birtanesi. (Peki bir  itiraf daha , onu da okudum …) Hatta Vampir Akademisi , Gündüz ölüsü , Morganville Vampirleri , Kemikler Şehri ..
Cast ailesi sanırım en enteresanına imza atmış. Kristin Cast ve P. C. Cast , üşenmemişler ana-kız yazmışlar koca seriyi (ve hala Gece Evi Serisini yazıyorlar da) ..
Anlamadığım şey Vampir kavramına getirilen yeni varyasyonlar, böyle yeni değişik modeller, farklı versiyonlar (kelime bulamadım) !! Vampir kan içer , birini ısırınca o da vampir olur , ölmümsüzdür , hızlıdır  .. Biz bunu böyle öğrenmedik mi ? Mevzuyu sulandırmaya ne gerek var ? Yok efendim içinde vampirlik geni olanlar mı dersin (bunların ısırılmasına gerek yok, onlarda o gen var, zamanı gelince zaten Vampir olacaklar.) , ısırılınca bişey olmayıp da  “bedeninde vampir kanı varken bir şekilde ölürsen vampir olursun” düşüncesine kadar her şeyi denemişler =) .
Gece evi serisinde Yakuzalardan esinlenmişler belli ki. Vampir olarak yaptığı her iş kızımızı olgunlaştırıyor , bu durumda kızımız kısa yoldan şöhrete kavuşup kitabın baş kahramanı oluyor , buraya kadar normal dimi ? :) Peki her olgunlaştığında vücudunda kendiliğinden beliren dövmeler de neyin nesi ? Bütün bedeni dövme ile kaplı biri denk gelirse korkun ondan , vampir olabilir ..  Korkmayın ya da =) , yalvarın sizi de vampir yapsın! Ama hangi yolla vampir olacağınızı öğrenmeyi unutmayın , ölmek gerekiyorsa filan Vampir Kanı boşa gider sonra. Kendinizi 24 saat içinde öldürmeye özen gösterin =)) Pekiiiiiiii , adam geldi sizi ısırdı ! (öyle bir psikopata denk geldiniz diyelim) Vampir diye de bişey yok veeee siz “var” sanıp intihar ettiniz ..

Hadi geçmiş olsun ! Cem Yılmaz’ın ışığı görmek konusunda bir espirisi vardı “o aslında ışık değil Pamuk PAMUK” … o zaman “let the sun shine in” ile devam eden şarkıyı size ithaf ediyorum.
İşin özü şuymuş (wiki sağolsun) , Galli bir din adamı varmış vakt-i zamanında Walter Map amca .. Ağır şizofrenmiş kanımca , bir vampirin bütün köy halkının kanını emdiğini iddia etmiş .. (yada Walter bütün köyü deşmiş, vampire bok atmış! Yıllar sona bu kadar popüler olacağını biliyor muymuş acaba ?) Vampirlerin varlığına inanan bilim adamları, aslında vampirlerin gün ışığından etkilenmediğini savunuyormuş. =) Eee biz gece ve vampir’i yıllardır boşu boşuna bağdaştırdık o zaman! Köpek dişleri de sanıldığı gibi büyük değilmiş hatta  ürkmeye gerek yok ! bilim adamları diyorsa doğrudur (isviçreli bilim adamları söylüyorsa biraz daha doğrudur =P) “Vamp” kavramı da akabinde 1872 yılında Sheridan Lefanu ‘ nun yazdığı bir vampir öyküsüyle kullanılmaya başlanmış.. Yahu şu vampirler aslında bize ne çok şey katmış …
Bir de işin ciddi bilimsel boyutu var tabi. Adamlar araştırmış ve mutlu son =) “Porfiria” diye bir hastalık sonucu oluyormuş herşey! Wayne Tikkanen, “Hastada anormal kıllanma görülür. Dudaklar kuruyup çekildiği için dişler ortaya çıkar. Hasta çok acı çeker. Sonunda çıldırır.” Bu hastaların derilerinin hassaslığı nedeniyle sadece geceleri çıkabildiklerini ve tedavi amacıylada hayvan kanı içtiklerini anlatan Tikkanen “Hikayelerde vampirlerin neden gece dışarı çıkıp kan içtiklerinin yanıtı işte bu.” demiş hatta .. (e bilim adamlarıyla çeliştin ya sen şimdi, hani gün ışığı hassasiyeti yoktu ?) Bu hastalığa yakalanan 200 kişi olmuş bu zamana kadar. Rosemary Ellen Guiley dünyayı dolaşarak vampirleri araştıran tek insanmış ..
Öyle veya böyle ortada bir “Vampir” kavramı var bu dünyada , korku edebiyatı meraklıları ve yazarlar bunu en iyi şekilde değerlendiriyorlar . Sinema piyasası da bu işten hiç şikayetçi değil , Alan memnun , satan memnun , çeken memnun , yazan memnun , okuyan memnun , izleyen memnun.. Korkulacak birşey yokmuş , araştırdık gördük .. Zzzt ! Bu yazı burada biter !  Herkese mutlu okumalar ve iyi seyirler ..

%d blogcu bunu beğendi: